Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörünün (SMR) 2030’ların başında devreye alınacağını duyurdu. ABD ile SMR işbirliği anlaşması yapıldı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörünün (SMR) 2030’ların ilk yarısında devreye alınmasını hedeflediklerini açıkladı. Bayraktar, ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile Türkiye Nükleer Enerji AŞ (TÜNAŞ) arasında SMR alanında işbirliği anlaşması yapıldığını belirtti. Bu anlaşmanın Orta Asya ve Türk Cumhuriyetlerini de kapsayacağını ifade etti.
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin nükleer enerji alanında sanayi kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak, teknoloji geliştirme tarafında da yer almak istediklerini söyledi. Kanada ile de nükleer enerji konusunda işbirliği fırsatlarının değerlendirildiğini aktaran Bayraktar, elektrifikasyonun nükleer enerji olmadan mümkün olmadığını ve bu alandaki projelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
SMR yatırımları için teşvik ve muafiyetler içeren bir düzenleme üzerinde çalışıldığını da ekleyen Bayraktar, küresel bir yarışın olduğu SMR alanında Türkiye’nin de öncü konuma gelmesini arzuladıklarını dile getirdi. Ayrıca, Fransız EDF şirketi ile yakın zamanda bir işbirliği anlaşması yapılması planlanıyor. Bayraktar, nükleer işbirliğinin sadece yatırımla sınırlı kalmayıp, işletme ve güvenlik tecrübesinin paylaşımını da kapsayacağını belirtti.
Veri merkezlerinin enerji talebinin 2035’e kadar 5-10 teravatsaat civarında olması bekleniyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yönelik enerji projeleri kapsamında adaya gaz ulaştırmak için denizdeki çalışmalara başlandığı ve yabancı şirketlerin inşaat sürecine ilgi gösterdiği bildirildi. KKTC’nin elektrik sorununun kalıcı olarak çözülmesi hedefleniyor.
Kalkınma Yolu projesinde enerji hatlarının kritik rol oynayacağını belirten Bayraktar, doğal gaz, petrol boru hatları ve elektrik ara bağlantılarıyla milyarlarca dolarlık yıllık gelirin elde edilebileceğini ve tüm altyapının finanse edilebileceğini söyledi. Türkiye’nin artan petrol talebini yönetmek ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için ulaşımda elektrifikasyonun önemine dikkat çekti. 2035 yılına kadar 13 milyon elektrikli araç ve 1,3 milyon şarj istasyonuna ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor. Bu hedefler için dağıtım şebekesine 50 milyar dolar, iletim şebekesine ise 30 milyar dolar altyapı yatırımı gerekecek.
Maden alanında ise sadece nadir toprak elementleri değil, altın gibi kritik madenlerin de ithalatının yüksek seviyede olduğunu belirten Bayraktar, madenlerin enerji dönüşümü için önemini vurguladı. Türkiye’nin bu alanda kendi yolunu çizmeye çalıştığını ve nadir toprak elementleri konusunda önemli çalışmaların bulunduğunu ifade etti. Eti Maden’in stratejik madenler alanında büyüme stratejisi izleyeceği ve şirketlerin bu alana girmesi için teşvik edildiği belirtildi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]