Araştırmacılar, keşfedilen iki fosilden birine “Baminornis zhenghensis” adını verdi. Bu fosil, gelişmiş ornithothoracine özelliklerinin yanı sıra, ilkel dinozor benzeri bir el yapısına sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Baminornis zhenghensis’in kısa kuyruğunun ucunda, modern kuşlarda da bulunan pygostyle adlı bileşik bir kemik yapısı yer alıyor. Bu yapı, kuşlarda kısa kuyruğun evrimini yaklaşık 20 milyon yıl geriye taşıyan…
Araştırmacılar, keşfedilen iki fosilden birine “Baminornis zhenghensis” adını verdi. Bu fosil, gelişmiş ornithothoracine özelliklerinin yanı sıra, ilkel dinozor benzeri bir el yapısına sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Baminornis zhenghensis’in kısa kuyruğunun ucunda, modern kuşlarda da bulunan pygostyle adlı bileşik bir kemik yapısı yer alıyor. Bu yapı, kuşlarda kısa kuyruğun evrimini yaklaşık 20 milyon yıl geriye taşıyan en eski kayıt olarak kabul ediliyor.
Kuşlar, en fazla türe sahip grup olarak bilinir ve makroevrim çalışmaları, en erken çeşitlenme sürecinin yaklaşık 145 milyon yıl önce Jura döneminde başladığını öne sürer. Archaeopteryx ise tüylerle kaplı kanatlara sahip olsa da uzun ve sürüngen benzeri kuyruğuyla dinozorları andırıyordu. Son çalışmalar, Archaeopteryx’in kuşlarla doğrudan bağlantılı olmayabileceğini ve Deinonychosauria’ya ait olabileceğini gösterdi. Bu durum, kuşlara ait başka fosillerin olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.
Araştırmacılar tarafından keşfedilen ikinci fosil yalnızca bir furculadan oluşuyor. Yapılan analizler, bu furculanın Ornithuromorpha grubuna ait olabileceğini gösteriyor. Ancak fosilin zayıf korunması nedeniyle yeni bir tür olarak adlandırılmadı ve kuşlarla olan bağlantısının kesinleşmesi için daha fazla fosil bulgusuna ihtiyaç duyuluyor.
Çalışmanın sonuçları bilim dünyasında büyük yankı uyandırırken, kuşların evrimsel sürecini anlamak adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırma, Nature dergisinde yayımlandı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]